Ağustos 20, 2019

Her birimiz yarım

Her birimiz yarım

İkinci bölümü yazmıştım aslında bu hafta. Derken sabaha karşı ayla selamlaştım. Ben gibiydi. Gökten bana bakan ben gibiydi. “Çizgiyi yaz” dedi, “yalan çizgiyi yaz”. Ay söyledi, ben yazdım. Çizgiyi, savaşı, yaşam çağrısını, çocukları yazdık birlikte. Alyan’lar vurmasın sahile, kahkahalarla koşuştursunlar, oynasınlar diye deniz kıyısında.

O bir çizgi. Üstelik gerçeklikte var olmayan bir çizgi. Dünya üzerinde olmayan; ancak düşüncemizde yarattığımız bir çizgi.

Adına sınır demişiz Türkçede. Border demişler İngilizcede. Farklı dillerde farklı isimlendirmişiz. Ama akıllarımıza aynı kavramı yerleştirmişiz. Bir taraftan öteki tarafa geçişi koşullara bağlamışız.

Yaşam şartları farklı belki sınırın öte tarafında. O kadar farklı ki bir tarafta yaşam, ölümü pek de düşünmeden süregiderken diğer tarafta doğmuş olanlar ölümlerden ölüm beğenmek zorunda. Savaşın, yokluğun, düşmanlığın derbeder ettiği insanlar…

Ölüm her ne kadar insanoğlunun gerçeği ise de, yaşam her daim çağırır. O yüzdendir varını yoğunu, pılını pırtını toplayıp, çoluğunu çocuğunu kucaklayıp öte tarafa geçme arzusu. Yaşam için tek çaredir bazan gitmek. Ama gitmek için kaçmak gerekir bazan. Var olmayan çizginin ötesine kaçmak. Bir tarafta -nerdeyse- kesin bir ölüm, bir tarafta yaşam çağrısı.

Oysa yaşam çağrısı kaçış gerektirdiğinde, ölümü de taşıyabilir içinde.

Sınırın öte tarafında doğmuş olabilirdik. Öyle olsaydı tüm gücümüzü toplayıp çizginin sakin tarafına geçmeyi denemeyecek miydik biz de? Çocuklarımızı -bir gün daha nefes alabilmeleri uğruna taşımayacak mıydık kucaklarımızda Akdeniz’in ötesine? Belki de… Yaşamı sürdürme çabasında, suların, dalgaların arasında yok olmayacak mıydı hayatlarımız?

Birkaç gün sonra Yahudilerin yeni yılı başlayacak. Hemen ardından yaşam defterine isimlerimizin yazılması için günahlarımızdan ve hatalarımızdan ders alıp, insanlardan ve Tanrı’dan af dilediğimiz, büyük oruç Kipur geliyor. Bir anlamda yaşamla ölüm arasında bir geçiş, bir koridor, bir sınır.

Ay benim gibi, ben de ay gibi bu gece: Yarım!

O yalan çizginin bir tarafında oturmuş, ayın karanlık yüzünü düşünüyorum. Yalan sınırın karanlık tarafını. Yarattığımız sınırları kaldırıp da nerede doğmuş olursa olsun her insanı kendimizden gördüğümüz ve yaşam hakkı tanıdığımız bir dünya  diliyorum tüm toplumlara. Bu bayram duam insanların kaçmak zorunda kalmayacakları, barış, huzur ve sevgi, şefkat ve kardeşlik dolu bir dünya için. Bu bir ütopya belki. Öte yandan,  ütopyayı gerçek kılana dek her birimiz Aylan Kurdi, her birimiz öteki, her birimiz yarım!

Dalia MAYA
09/09/2015

Bu yazı Şalom Gazetesinin 09/09/2015 tarihli sayısında Dalia MAYA’nın İsimsiz adlı köşesinde yayınlanmıştır. İlgilenen için link: her birimiz yarım

Benzer yazılar

Yorum yazılmamış.