Şubat 25, 2024

Vaat edilmiş topraklar ve umut

Vaat edilmiş topraklar ve umut

Bu yazıyı Dalia Maya’nın sesinden dinlemek için tıklayın 

Gözlerimi kapatıyorum Sadece bir anlığına ve o an gitti.
Bütün hayallerim Gözlerimin önünden geçiyor, bir merak
Rüzgardaki toz…
Onlar rüzgardaki tozdan başka bir şey değil.
Şimdi, beklemeyin.
Yer ve gökten başka hiçbir şey sonsuza kadar sürmez.
Kayıp gidiyor.
Biz rüzgardaki tozdan başka bir şey değiliz.”

Kansas*

 

Güvence. Hepimizin bir güvence arayışı var. Yuva, vatan, aile, sağlık: güvence… Öncelikle yaşam güvencesi. Sonrasında ekonomik güvence, duygusal güvence. Çöldeyseniz vaat edilmiş topraklara doğru yürümek zorundasınızdır. Çünkü çölde güneş vardır. Güneş: yaşam enerjisi. Ama su yoktur. Su olmadığı için de yaşam enerjisi yakıcıdır. O yüzden çölde herkesin su arayışı vardır. Yürürsünüz. Vaat edilmiş topraklara doğru yürürsünüz. Yürümek zorundasınızdır. Zira yaşamın yeşermesi için güneşin suyla buluşması gerekir. Burası vaat edilmiş topraklardır.  Suyun güneşle buluşması yaşamı kışkırtır. Ancak yüceltmez. Bir şey eksiktir çünkü: Sevgi. İçerdeki koşulsuz sevgi. Önce sevgiyi bulmanız gerekir. Ve sevgi bulunduğu gibi kalmaz. Sevgiyi bulmak demek onu dağıtmaktır bir anlamda. Bir kuyudur sevgi. Kendi içinizde keşfettiğiniz sonsuz bereketli bir kuyu. Kapağını bir açmaya görün, bulduğu her açıklıktan şarıl şarıl akmaya başlar ve giderek devasa bir nehre dönüşür. Sevgi dağıldıkça büyür, büyüdükçe dağılır, dağıldıkça yayılır. Yayıldıkça anlar insan. Umudun ne olduğunu anlar.

Beklentide olmak değildir umut. İnanmaktır. Kendine, özüne, oluşa inanmaktır. İçerdiği ve kişinin olumlu/olumsuz olarak tanımladığı her halle birlikte oluşa inanmaktır. Rağmen değildir umut. Olduğu gibidir. Ve umuda, en çok da en karanlıkta hissettiği zaman ihtiyacı vardır insanın. Yaşam ölüm koktuğunda, yaşama umuduna ihtiyacı vardır. Ölüme rağmen değil. Çünkü ölüm vardır. Ölüm gerçektir. Ama ölüm karşısında yaşam da bir o kadar gerçektir. Zaten ölüm yaşamın zıddı değil, doğumun karşıtıdır. Asıl olan yaşamdır. Ve yaşam her zaman kırık taşta bir kırık arar, bir ufak toprak parçası, bir nefes yolu bulur kendine çiçek çiçek açmak için. Bir rüyadır umut. Ama zaten hayat da rüyadan öte nedir ki? Hayata merak, meraka anlam, anlama öncelik katar umut. Dışarıdan değil, içeriden gelir. Karanlık bakışları aydınlatan hafif bir ışıltıdır o. Hedef değil, yoldur. Hayatın yolu, yolculuğun rengidir. Karanlık gözlükler olmadığı gibi pembe gözlükler de değildir umut. Rüyadır ama bir anlamda rüyadan uyanıştır da. Uyanışı vaat eder çünkü. Varoluşu, her haliyle varoluşu simgeler. Karanlık toprağın altında zamanını sabırla bekleyen tohumun yaşam enerjisidir umut. Yaşamı besler. Kendine rağmen ya da bir şeylere rağmen yaşamak değil. Kendinde ve yaşamın tam ayırdında olma halidir umut. Anda, tam ve bütün olma halidir. Dediğim gibi pembe gözlükler değildir umut. Ama izlemektir. Uyanık ve farkında olarak izlemek. Ne oluyor fark etmek. Büyük resmi anlamaya çalışmak. İdrak etmek. Olanı her haliyle idrak etmeyi ve içinde olduğunuz koşullarda yapabileceğinizin en iyisini yapmayı gerektirir.  Siz bildiğinizin en iyisini yapacaksınız. Ve çoğu zaman sonuç beklediğiniz gibi olmayacak. Ama olur. Bir şey olur ve yaşam süregider. Nefes, nefese eklenir. Nefestir çünkü umut; araçtır. Sizi andan ana, nefesten nefese taşıyan araçtır. Taşıyıcı olduğu kadar taşınandır da.

Ezcümle beklentide olmak değildir umut. İnançtır. Olacak olana inançtır. Yaşama inanç. Olacak olanın olabilecek olanın en iyisinin olacağına inanç.

Madem yılbaşı. Madem başlangıçlar geleneksel olarak tohum ekme dönemidir. Dünyanın birçok köşesinde ve dahi yanı başımızda insan insanı kırarken, rehineler hala serbest bırakılmamışken karanlıkta olan kardeşlerimiz için bir umut tohumu ekelim bugün.

Nerede karanlık varsa, orada ışık olsun. Umut tohumları yeşersin, rüzgardaki tozdan başka bir şey olmasak bile sevgi barışa ve huzura taşısın insanlığı.

Meraklısına not:

Bu yazıyı yazarken Kansas’ın Dust in the Wind şarkısı bana eşlik ediyordu. Size de okurken eşlik etmesini isterseniz, link: https://open.spotify.com/track/6zeE5tKyr8Nu882DQhhSQI?si=jGRewMTtS_a9TPtXrM3qHQ

Dalia Maya

Bu yazı Şalom Gazetesinin 10 Ocak 2024 sayısında Dalia Maya’nın İsimsiz isimli köşesinde yayınlanmıştır. İlgilenen için link: https://www.salom.com.tr/koseyazisi/130496/vadedilmis-topraklar-ve-umut

 

 

Benzer yazılar

Yorum yazılmamış.