Öyle anlamsızlaşır ki bazan yaşam… Öyle acıtır ki canını insanın yaşadıkları… Söylenilen bir sözün anlaşılamaması söylendiğince… Kötü bir haber, bir hastalık. Bir kayıp m...
Gülümsedim, resimdeki bu şeker çocuğa, sabaha, yukarıdaki sözlere, ama en çok da içimdeki çocuğa…. Merhaba çocuk. Hoş geldin hayatıma. Sen gelince, yaşam, belki bir...
Kusmak lazım içine dolanları… Sıkıntıları, acıları… Ve tabi ki güzellikleri, mutlulukları da… Kusmak, çıkarmak lazım içinden. Temizlemek lazım yüreğini....
Kaç yaşındaydık hatırlamıyorum, ama herhalde 9-11 civarındaydık. İstanbul’da görmediğimiz bir dolu yenilik görürdük her yaz İzmir’e geldiğimizde. O yaz da ilk defa kutula...
Bulutların üstüne de çıkabilmeli insan ruhunun yönetiminde ya da denizlerin dibinde de gezinebilmeli yüreğinin izinde! Nasılsa dönüp dolaşıp çekecektir beyni onu toprağa...
Hangi ara çocuktuk, hangi arda büyüdük? kendi çocuklarımız oldu, onlar bile büyüdüler. Yaşam böyle ama, olabildiğince temiz geliyoruz bu dünyaya. Kirleniyoruz, çamura bat...
Kurgu… Ah o kurgular. Beynimiz, ne kadar da çabuk kanar kendi ürettiği kurguya. Ne kadar da kolay inanır onun gerçekliğine. Önce kendi kendimize gelin güvey olur, olmayan...
Bir deniz yıldızıyım, denizlere aşık bazan karada bulur kendimi, yüz tutarım kurumaya bir yürekli insan eli gelir de atarsa beni uzak düştüğüm denizlere yaşarım coşku ile...
Sis altında bir İstanbul sabahına kalktık. Yakın mesafe de uzak gibi görünmez olmuş. Tam da yaşam gibi aslında, yolumuzu belirleyip yürüdüğümüz zamanlar gibi… El yordamıy...