Ve evet kendine zaman ayırdığında ve düşünmeden değdirdiğinde kalemi kağıda hiç bir endişesiz, hiç bir korkusuz, o zaman akıyor kelimeler peş peşe, cümleye, duyguya, söze...
Öyle bir şey var ki, tüm o kavgaların ardında… hayatla tüm alış verişlerin, tüm çatışmaların ve hatta tüm savaşların sonrasında… Gerçeği tam da olduğu gibi gö...
Alışkanlıkları zincirleriydi insanın; ve heyecanları kanatları… Zincir ile kanatlar arasındaki rekabet belirliyordu ruh halini. Zincir geçmişi idi; kanatlar geleceğ...
Belki de başarı eski ortamlarda, alışılmış sınırların içinde yepyeni keşifler yapabilmekti. Sınırın ataletine gömülmeyip sınırın içinde ya da onu esneterek, genişleterek...
Çoktandır unuttuğu; oysa son günlerde sık sık onu ziyaret eden ağlak bir sabahında tanışmıştı nihayet Penelope ile… Penelope idi adı… ama kendisi idi sanki....
Birkaç arkadaşım toplanıp sordular bir gün: “Her istediğini hemen yapabiliyorsun. Bu büyük bir beceri. Nedir bunun sırrı?” Bir sürü şey söyledim. Hiçbiri diğerinden daha...
Varla yok arasında bir yerdeyim Zamanın unuttuğu bir yerde Bugün Boğaz’a nazır içerken kahve, Yarın? YOK Dün sakin ve huzurlu gezerken ormanda Bugün? Harıl harıl çalışmak...
Enginarları kabuklarıyla ilk defa babamın amcasının evinde yemiştim. Daryo Amca. Küçüktüm henüz… Hayal meyal hatırlıyorum Daryo Amcayı ve eşini… Sara idi galiba ad...